Bursa’da 2024 yılında meydana gelen ve kamuoyunda büyük tepki yaratan kadın cinayeti davasında karar açıklandı. Boşanma aşamasındaki eşi diş teknikeri Yasemin Uludağ Çetin’i çocuklarının gözü önünde öldüren Atilla Çetin’e 23 yıl hapis cezası verildi.
Olayın Detayları ve Gelişmeler
27 Ekim 2024 tarihinde Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yaşanan olay, aile içi şiddetin en ağır boyutuna ulaştığının acı bir örneği oldu. Diş teknikeri Atilla Çetin, boşanma davası sürecindeki eşi Yasemin Uludağ Çetin’i evinin önünde tabancayla vurarak öldürdü.
Olay sırasında iki çocuğun da yanında bulunan Yasemin Hanım, sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Güvenlik kameralarına yansıyan olay sonrası gözaltına alınan Atilla Çetin tutuklanarak yargılanmaya başlandı.
Çocukların Tanıklığı ve Travmatik Süreç
Davanın en acı yanlarından biri, çocukların tanıklıkları oldu. Çiftin kızı Z.Ç., babasının kendisini de öldürmeye çalıştığını ve bu nedenle uzaklaştırma kararı alındığını belirtti:
- 1,5 yıl önce babası tarafından öldürülmek istendi
- Uzaklaştırma kararına rağmen taciz devam etti
- Olay günü annesini gözleri önünde öldürdü
Oğlu A.E.Ç. ise sürekli şiddete maruz kaldıklarını ve polis şikayeti yaptıklarını ifade etti. Bu tanıklıklar, ailenin uzun süredir şiddet döngüsü içinde yaşadığını ortaya koydu.
Mahkeme Süreci ve Sanığın Savunması
Bursa 18’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Atilla Çetin, farklı savunmalar yaptı:
İlk savunması: “Amacım korkutmaktı, öldürme niyetim yoktu” şeklindeydi. Ancak bu savunma, delillerle çelişki gösterdi.
Son savunmasında ise boşanma davası hakimini ve eşinin ailesini suçlayarak, “19 ay boyunca oyalanan boşanma davası hayatımı bitirdi” dedi. Mahkeme başkanı bu sözlere tepki göstererek, “Burada olmayan hakimin arkasından konuşmayalım” uyarısında bulundu.
Mahkeme Kararı ve Ceza
Mahkeme, kapsamlı değerlendirme sonucunda şu kararları verdi:
| Suç | Ceza |
|---|---|
| Eşe ve kadına karşı kasten öldürme | 23 yıl hapis (haksız tahrik indirimi uygulandı) |
| Ruhsatsız silah bulundurma | 1 yıl hapis + 3.000 TL para cezası |
Mahkeme, müebbet hapis cezasını haksız tahrik indirimi uygulayarak 23 yıla düşürdü. Mağdur ailesinin avukatı bu karara itiraz ederek, sanığın saldırgan tutumu nedeniyle indirim almaması gerektiğini belirtti.
Kadına yönelik şiddet nedir ve nasıl önlenir?
Kadına yönelik şiddet, fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik boyutları olan toplumsal bir sorundur. Önlenmesi için erken uyarı işaretlerinin tanınması, yasal düzenlemelerin etkin uygulanması ve toplumsal bilinç artırılması gerekmektedir. ALO 183 Sosyal Destek Hattı 7/24 hizmet vermektedir.
Uzaklaştırma kararı nasıl alınır?
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında, şiddet mağduru kadınlar kolluk kuvvetleri, Cumhuriyet savcılığı veya aile mahkemesine başvurarak koruyucu tedbir kararı alabilir. Karar derhal uygulanır ve ihlali halinde hapis cezası vardır.
Aile içi şiddet vakalarında çocuklar nasıl korunur?
Aile içi şiddete tanık olan çocuklar travma yaşar ve özel koruma altına alınır. Sosyal hizmet uzmanları tarafından psikolojik destek sağlanır, gerekirse koruyucu aile yanına yerleştirilir. Çocuk Hakları Komitesi süreci takip eder ve uzun vadeli rehabilitasyon programları uygulanır.
Kadın cinayetlerinde ceza indirimi şartları nelerdir?
Türk Ceza Kanunu’na göre haksız tahrik, ağır haksız fiil karşısında öfke ve hiddetle suç işlenmesi durumudur. Ancak kadın cinayetlerinde bu indirimin uygulanması tartışmalıdır. Mahkemeler her vakayı ayrı değerlendirerek, mağdurun davranışının tahrik edici olup olmadığını inceler.
Diş teknikeri mesleği kamu personeli sayılır mı?
Diş teknikerleri genellikle özel sektörde çalışır, ancak devlet hastanelerinde görev yapanlar kamu personeli statüsündedir. Kamu personeli olan diş teknikerleri suç işlemeleri halinde hem adli hem de idari soruşturmaya tabi tutulur. Disiplin cezaları meslekten ihraç dahil olmak üzere uygulanabilir.
Sonuç olarak, bu dava kadına yönelik şiddetin ne kadar ciddi boyutlara ulaşabildiğini göstermektedir. 2026 yılında da maalesef benzer vakalarla karşılaşmaya devam ediyoruz. Toplumsal bilinç artırılması, yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi ve koruyucu tedbirlerin etkin uygulanması hayati önem taşımaktadır.


?>