İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte yargılanan gazeteci Merdan Yanardağ ve iletişim uzmanı Necati Özkan’ın da aralarında bulunduğu casusluk davasının ikinci duruşması tamamlandı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanıklar, kendilerine yöneltilen casusluk suçlamalarını reddetti.
Merdan Yanardağ: “Canlı Yayında Casusluk Olmaz”
Tutuklu sanık Merdan Yanardağ, mahkemede yaptığı savunmada iddianameyi “deli saçması” olarak niteledi. Tele1 televizyonunun kurucusu olan Yanardağ, kendisine yöneltilen suçlamaları tek tek çürütmeye çalıştı.
Yanardağ’ın savunmasında öne çıkan noktalar:
- Casusluk suçu için devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerin ele geçirilmesi gerekiyor
- Böyle bir bilgi veya belgenin varlığı ortaya konulamadı
- Canlı televizyon yayınında casusluk yapılamayacağını savundu
- 1 saat 39 dakika 6 saniyelik program kaydının tam çözümünün mevcut olduğunu belirtti
Yanardağ, Tele1’in reklam ambargosu ve RTÜK cezaları nedeniyle mali sıkıntıya düştüğünü, bu sebeple izleyici sponsoru çağrısında bulunduklarını açıkladı. Sanık Hüseyin Gün ile tanışmasının da bu süreçte gerçekleştiğini ifade etti.
Necati Özkan: “Seçim Kampanyası Yönetmek Suç Değil”
İletişim uzmanı Necati Özkan da savunmasında, 6,5 aydır casusluk davasından, 14 aydır da İBB ana davasından tutuklu olduğunu belirtti. Özkan, cezaevinde “007 hoş geldin” sözleriyle karşılandığını aktararak durumun absürtlüğünü vurguladı.
Özkan’ın savunmasındaki kilit noktalar:
- Sanık Hüseyin Gün ile yakın ilişkisi bulunmadığını iddia etti
- Merdan Yanardağ ile sadece duruşmalarda görüştüğünü söyledi
- 2014’ten beri CHP ile çalıştığını, İmamoğlu ile o dönemde tanıştığını belirtti
- Seçim kampanyasını kendi stratejileri üzerinden yönettiğini savundu
Davanın Arka Planı ve Gelişmeler
Dava, 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleriyle ilgili süreçleri kapsıyor. İddianameye göre, sanıklar Tele1 kanalı üzerinden algı operasyonu yaparak seçim sonuçlarını etkilemeye çalışmış.
Özellikle dikkat çeken nokta, Yanardağ’ın eşinin 2008 yılında kurduğu sosyal medya şirketinin iddianamede “istihbarat firması” olarak nitelendirilmesi. Yanardağ bu durumu eleştirerek, şirketin Tele1 kurulmadan 5 yıl önce kurulduğunu, o dönemde İmamoğlu’nun henüz Beylikdüzü Belediye Başkanı bile olmadığını vurguladı.
Hukuki Süreç ve Beklentiler
Mahkeme, sanıkların savunmalarını dinledikten sonra duruşmayı erteleyen karar aldı. Sanıklar beraatlerini talep ederken, davanın siyasi boyutuna da dikkat çektiler.
Yanardağ, henüz tutuklanmadan Tele1’e kayyum atanmasını ve kanalın şu anda satışa çıkarılmasını eleştirerek, sürecin adil olmadığını savundu.
Casusluk suçu nedir?
Türk Ceza Kanunu’na göre casusluk suçu, devletin güvenliği veya iç-dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri amaçlarla temin etmektir. Suçun cezası 15-20 yıl hapis cezasıdır.
Dava ne zaman başladı?
Casusluk davası 2024 yılında başlatılmış olup, ikinci duruşması Mayıs 2026’da gerçekleşti. Sanıklar uzun süredir tutuklu yargılanmaktadır.
Tele1 kanalına ne oldu?
Tele1 televizyon kanalına soruşturma sürecinde kayyum atanmış ve şu anda satışa çıkarılmış durumdadır. Kanal, reklam ambargosu ve RTÜK cezaları nedeniyle mali sıkıntı yaşamıştır.
Sanıklar kimlerdir?
Davada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, iletişim uzmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün sanık olarak yargılanmaktadır.
Davanın sonucu ne zaman belli olacak?
Mahkeme duruşmayı ertelemiş durumda. Sanıkların savunmaları tamamlandıktan sonra savcının mütalaası alınacak ve karar aşamasına geçilecektir. Kesin tarih henüz açıklanmadı.
Sonuç olarak, İmamoğlu casusluk davası, Türk siyasetinde önemli yankılar uyandırmaya devam ediyor. Sanıkların savunmaları, iddianamenin zayıf noktalarını ortaya koyarken, sürecin siyasi boyutu da tartışılıyor. Davanın ilerleyen duruşmalarında gelişmeler yakından takip edilecek.


?>